DOLAR 5,7247
EURO 6,3450
ALTIN 276,4
BIST 95.897
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 28°C
Gök Gürültülü

Cümleler

Hasan Yaşar
1983 Kayseri doğumluyum, Erciyes Üniversitesi Fizik bölümü mezunuyum. Özel bir şirkette çalışıyorum.
25.02.2015
46
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eyleyen muhabbetini zikrini fikrini nasip eden rahman ve rahim olan Allahü teâlâya hamdûsena olsun. Bize aşkı ve edebi bizlere nakş eden mahbubul kulub Allahü teâlânın sevgilisi olan Habibullah(s.a.v.) yaratılan varlıklar adedince salatü selam olsun. Bu salatı selamlardan onun ehl-i beytine ashabı ikramına ve unun ümmetine ikram kılınsın. Essalamualeyküm ve rahmetullahü ve berakatü ve tayyibu ve salihu  bu yazıyı okuyan tüm ümmeti Muhammed’ede Allah’ım rızasına uygun yaşam ve ölüm bahşeylesin.

İNSAN: Kamilliğini yani edep ve ahlakını her davranışında sergiler. Davranışlar insanların gerçek manada insan  olup olmadığını ifade eder. Nitekim Kur’an-ı Kerim de Rabbimiz  (Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten (söz) dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar.) Furkan:44, bu Ayet-i Kerime’de Rabbim insanlara söz dinlemeyi ve düşünmeyi sorgulattırıyor. Sahi biz söz dinlemede ve düşünmede nerdeyiz? Sözler  sadece insanları duyup geçtiği seslerden ibaret mi kalıyor hayatımız da; bakın insanların efendisi s.a.v ağzından çıkan sözleri yazan sahabeye elini fem-i mübareklerine götürerek şöyle buyurdular:

نَفْسِي بِيَدِهِ مَا يَخْرُجُ مِنْهُ إِلاَّ حَقٌّ!  فَوَالَّذِي اُكْتُبْ Yaz; hayatım elinde olan (Allah)’a yemin ederim ki, buradan haktan başkası çıkmaz!”[7]  (Ebû Dâvûd, ilim 3; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/162, 192; Dârimî, mukaddime 43.)  Hz. Resulullah(s.a.v) ağzından çıkanlar için Allah’u teâlâyı(c.c.) şahit tutarak bu iki dudak arasından haktan gayrısı çıkmaz buyuruyor. Biz peki konuştuklarımızda ne konuşuyoruz cümleler bizi nereye götürüyor. Sesler bize ışık mı yoksa ebedi bir karanlığamı sürüklüyor. Hayat taki davranışlar ağızdan çıkan cümleler ile şekilleniyor. Bir insan düşünün bu insana hakaret edildiğinde ne yapıyor hemen vucudunu öfke halini alıyor güzel bir iltifatta ise tebessüm mutluluk halini alıyor. Yani insanoğlu iki dudak arasından çıkan cümleler ile şekilleniyor. Kuran azimuşşan ayetleri Hz. Resulullah(s.a.v) dudaklarının arasından çıktıktan sonra sahabe ezberlemeden direk hayatına igame ettiriyordu şarab haram kılındığında Mekke sokakları içki seline maruz kalmıştı. İşte Hz. Resulullah(s.a.v) sözleri insanların üstündeki etkisi. İnsan olarak bizde hayatımızı tatbik ederken, yaşarken Hz. Resulullah(s.a.v) gibi sözlerimizin temelini Kuran’a ve nebi zişanımızın gönlünden ilham edilen ilahi kelamlara dayandıracaz  ki; kızının katili Ömer’i benden sonra bir peygamber gelecek olsaydı bu Hz. Ömer olurdu, gibi bir  hitaba tevdil etti ve öyle bir  insanı kamil olmasına vesile oldu. Hz. Ömer için Hz. Resulullah(s.a.v) şöyle buyurmuştur. “Allah, hakkı Ömer’in dili ve kalbi üzere kıldı” (Üsdül-gâbe, IV, 151). Rabbim bizleri şefaatine nail eylesin amin. Ama burada sadece ağızdan söz değil asıl mahiyet ağızdan çıkan söz kulaktan kalbe inerek hayata tatbik etmekten geçiyor yani ayette geçtiği gibi söz dinlemeye bağlı söz dinlemek her insanın kolay kolay yapabileceği bir iş değil alkolik bir insanı ele alalım bu adama içki haram içme desen bir kulaktan girer diğerinden çıkar sadece söz ağızdan çıkmış olur ki bu cümledeki amaç bu değil amaç  bu sözü hayat geçirecek bir cümle olması lazım. onun için söz dinelenilip hayata geçirilmesi için sözleri sadece yalın olarak kullanmamamılıyız örneğimizde alkolik insandan yola çıkarsak o insana alkolün içilmemesi gerektiğini tabiri caizse nakş etmeliyiz zararlarını anlatmakla değil direk hayatın içinde bu vakalarının sonunun nasıl olduğunu bizzat göstererek ölümleri aile facialarını vs. Yani söz dinlemekten sonra ona tefekkür etmeyi yani düşündürmeyi ayettede öyle geçmiyormu ayette de sözden sonra düşünmeyi söyler. İnsan oğlu beşerdir şaşardır yol göstereni yol hırsızı yani gideceğin istikametin zıttına doğru sürükleyeniçok olur. Bunun için yol hırsızını değil yolun kılavuzunu tecih etmek gerekir peki bu yolun kılavuzu sözünün dinlenilmesi gereken kim? Bu kılavuz ilk önce Kuran’ı Azimuşşan ve Hz. Resulullah(s.a.v) sözleri ve yaşantısı peki bu zamandaki tatbikini kim gösteririr derseniz Salih sahih mürşidi kamillerdir. Salih sahih mürşidi kamili nasıl buluruz derseniz ve onun nasıl Salih bir mürşid olduğunu anlarız derseniz. Salih sahih ve hakiki mürşid kuran ve sünetten asla taviz vermez. Kendisine taltif edilmesini değil Allah’a (c.c.) taltif edilmesini kedine değil Allah’a aşık olmasını ister. Zaten kendisine taltif etseniz estağfurullah deyip boyun bükerler.Onlar öyle sünettullah aşıktırlar ki bırakın farzları yerine getirmemeyi bir sünneti yanlışlıkla unutup yapmasalar zina yapmış bir insanın pişmanlığı gibi pişmanlık yaşarlar.Örnek verecek olursak bu günahkar bizzat şahit olduğu için anlatır. Bu günahkar bir bayram arifesi günü efendi Hz.leri ile Kavacık camisindeydi sadece ikimiz vardık efendi Hz.leri işaret buyurarak camiden ilk bu günahkarın dışarı çıkmasını istedi ben çıktım arkadan efendi Hz.lerine bakıyordum baktım efendi Hz.leri çıktı tekrar içeri girdi tekrar çıktı. Tam soracaktım efendim niye böyle yaptınız efendi Hz.leri gözü dolu bir şekilde hasan yanlış adımımla çıkmışım dedi onun için tekrar girip tekrar çıktım ama onun o yüz ifadesi gözlerimden gitmiyor aklıma o yüz ifadesi gelince hangi günahın için böyle perişan oldun dedim ki o günah işlememişti ama sünnetin birini o anlık unuttuğu için sanki kahru perişan olmuştu. İşte kardeşlerim bu insanlar seçili olan insanlardır. şura 13. Ayeti kerimesinde Rabbimiz buyuruyorki (Allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu). (Allah; dilediğini kendisine seçer. Kendisine yöneleni de hidayete iletir.) İşte kardeşlerim sözü dinlenilecek insanlar böyledir bunlar direk yolun kılavuzudurlar. Çünkü Rabbim böyle buyuruyor; Zümer Suresi 18. Ayeti Kerime’de.. [ (Ellezîne yestemiûnel kavle fe yettebiûne ahsenehu, ulâikellezîne hedâhumullâhu ve ulâike hum ulûl elbâb(elbâbi). Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbık ederler, işte onlar Allahın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte onlardır o temiz akıllılar))]  onlar rahmanın sözünü dinlerler en güzel şekilde hayatlarına igame ettirirler. Rabbim onlara hidayet vermiştir. Onlar hakikaten çok temiz akıl sahipleridir. İnsanoğlu hakikaten doğru yola muhtaçtır. Nefsinin götürdüğü her işin sonun da pişmanlık vardır. Düşünün ki bir günah işlediniz diyalim annenize bağırdınız çağırdınız ve annenizi gözyaşlarına boğdunuz sonra o günahı işlediğinize nasıl pişman olursunuz unutmayın her günahınızda alemlerim rabbini onun habibib s.a.v üzülüyor annenizin üzüldüğüne dayanamazken habibi s.a.v  ve Allah’ın c.c. üzülmelerine nasıl dayanabiliyoruz. Allah c.c. kullarını günahla baş başa bırakır kulum benimi tercih edecek yoksa nefsinimi diye imtihan eder inşallah Rahman-ı tercih edenlerden oluruz. İşte sözler yol hırsızlarının sözü değil yolun kılavuzlarının sesi olmalı bakın bu zamanda şeriatı en güzel şekilde yorumlayacak ve yolu tarif edecek mürşidi kamillerdir. İnternet kullanımı olsun araba kullanımı olsun vs.. buna benzer daha binlercesi var bu kullanımları ile ilgili en güzel cümleler ve sözler o Salih insanların ağzından çıkar ve bizim gibi yolu bilmeyen insanlara en güzel kılavuz olurlar.sözler, cümleler, kelimeler insanları insan yapmak için var edilen rahmanın lutf ettiği bir nimettir. Ağızdan çıkan bu nimeti Rahman’ın isteği üzerine kılalım ki bu sözler bizden şikayetçi değil şefaatçi halini bürüsün bir kul düşünün cehenneme doğru yol tutarken siz kurduğunuz cümleler ile onu bu cehennem yolundan baki mutluluk olan bir cennet yoluna iletseniz. Nasıl olur?

Kardeşlerim cehenneme insan göndermek her insanın işi ama cennete insan göndermek er insanın işi bakın sözler insanoğluna paha biçilmez bir nimet olarak verilmiş bu nimetle bu nimeti veren Rahman’a isyan etmeyelim bu nankörlüktür. İnsan kendi nefsine zulm eder Allah değil. Allah ona doğru ile yanlışı ayırt edecek akıl nimetini vermiş.Kardeşlerim ağzımızdan; kardeşlerimize küfür hakaret vs. kötü cümlelerde çıkabilir ama ağzımızdan ona güzel ahlakını güzelleştirecek cümlelerde çıkabilir.
Seçim bizim elimizde  Hz. Resulullah(s.a.v) buyuruyor. Bana şu altı şey hakkında tekeffülde bulunun (söz verin) ben de size Cennet’i tekeffül edeyim:
– Konuştuğunuz zaman doğru konuşun!
– Va’dettiğiniz zaman yerine getirin!
– Emanette ‘emin’ olun!
– Apış aranızı koruyun!
– Gözlerinizi harama yumun!
– Ellerinizi haramdan uzak tutun.” 1) Müsned, 5/323

Ağzımızdan çıkan cümleler öyle önemli ki bizi öldürmeye gelen bizde dirilebilir.

Allah’ın aslanı Hz. Ali bir savaş esnasında düşmanı olan yiğitle epeyce vuruşarak sonunda onu yere yıkıp öldürmek üzereyken, o düşman askeri Hz. Ali’nin mübarek yüzüne tükürdü. bunun üzerine Hz. Ali düşmanını bırakarak ayağa kalktı:

-Yürü git, seni öldürmekten vazgeçtim, serbestsin, dedi.

Savaşçı bu duruma şaştı:

-Beni altedip öldürmek üzereyken neden vazgeçtin. Seni ne alıkoydu? diye sordu.

Hz. Ali cevap verip şöyle dedi:

-Ben seninle Allah yolunda ve sırf Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için savaşıyordum ve onun için seni öldürecektim. Sen yüzüme tükürünce öfkelendim, sana kızdım. Eğer o an öldürseydim, sana olan kızgınlığımdan dolayı bunu yapmış olacaktım. Yani seni Allah rızası için değil de kendi nefsim için öldürmüş olacaktım. İşte bu düşünceyle seni serbest bıraktım.

Bunu duyan adam, bu büyük asâlet ve ince anlayış karşısında iman ederek müslümanların safına katıldı. (Mesnevi, C.I, beyit: 3721 vd.)

 

Biraz önce öldürmeye gelen müşrik Hz.Ali’nin (k.v.) sözleri ile gerçek manada diriliyor. Bu da cümlelerin ve her şeyin sahibi olan Allah’u teala’nın istediği onun razı olacağı cümleler üzerine konuşma ile olur kardeşlerim sözlerimi burada noktalarken gelin bir cehenneme insan göndermek yerine cennete insan gönderme tarafında bulunalım bir karınca misali safımız belli olsun sizleri Allaha emanet ediyorum.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.